BAE şirketi Türkiye'deki vergi yükümlülüğünüzü bitirmez


Bu sayfa bize iş kaybettirecek, size para kazandıracak. Konuyla ilgili Türkçe içeriğin büyük bölümü hatalıdır ve bu hatanın bedeli ağırdır.

Kontrol Edilen Yabancı Kurum kuralları


5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 7. maddesi, yurt dışında kurulan şirketleri belirli şartlar altında Türkiye'de vergilendirir. Kısaca KEYK denir. Dört şartın tamamı birlikte gerçekleşirse, BAE'deki şirketiniz Türkiye açısından kontrol edilen yabancı kurum sayılır.

Doğrulanmış

Son güncelleme 13 Ağustos 2026 Sonraki güncelleme 2026 4. çeyrek

Dört şart


Kontrol

Türkiye'de tam mükellef gerçek veya tüzel kişilerin, doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına veya birlikte, şirketin sermayesinin, kâr payının veya oy hakkının en az %50'sine sahip olması.

Pasif gelir

Şirketin gayrisafi hasılatının %25 veya fazlasının pasif nitelikli gelirlerden oluşması. Faiz, kâr payı, kira, lisans bedeli ve menkul kıymet alım satım kazancı bu kapsamdadır.

Efektif vergi yükü

Şirketin ticari bilanço kârı üzerindeki toplam efektif vergi yükünün %10'un altında kalması.

Hasılat eşiği

Şirketin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının 100.000 TL karşılığı yabancı parayı aşması.

Bunun pratikte anlamı


BAE'nin %0 veya düşük efektif oranı, üçüncü şartı neredeyse her durumda karşılar. Dolayısıyla Türkiye'de mukim bir kişinin sahip olduğu pasif nitelikli bir BAE holding şirketinin kazancı, kâr dağıtımı yapılsın ya da yapılmasın, o yıl Türkiye'de vergilendirilir.

Bu, çoğu kişinin beklediğinin tersidir. Şirketten para çekmediğiniz sürece Türkiye'ye bir şey ödemeyeceğiniz varsayımı yanlıştır. Kazanç, doğduğu yılda size atfedilir.

Atfedilen kazanç, gerçek kişilerde artan oranlı gelir vergisi tarifesine, kurumlarda %25 kurumlar vergisine tabidir. Yurt dışında ödenen vergiler mahsup edilir. Daha önce vergilendirilmiş kazanç, sonradan dağıtıldığında tekrar vergilendirilmez.

İstisna ve sınırları


Gelirlerinin tamamı gerçek bir ticari, sınai veya mesleki faaliyetten oluşan aktif bir BAE şirketi, diğer şartlar oluşsa dahi genellikle KEYK kapsamı dışında kalır.

Buradaki kritik nokta ispat yüküdür. Faaliyetin gerçekliğini gösterme sorumluluğu mükellefe aittir. Ofisi olmayan, personeli bulunmayan, tek bir müşteriye fatura kesen bir yapının "aktif" sayılması kolay değildir. Ekonomik özün belgelenmesi, kurulum aşamasında verilecek kararlara bağlıdır, sonradan telafi edilmesi güçtür.

MESAJ GÖNDERİN

Konuşalım


WhatsApp'tan yazın

Doğrudan WhatsApp'a gider. Form yok, e-posta listesi yok, yükümlülük yok.

+971 50 108 8707

Çifte vergilendirme anlaşması bu sorunu çözmez


Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması, 27 Aralık 1994 tarihli 22154 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Doğrulanmış

Anlaşma, Türkiye'deki bir şirketten BAE'deki ortağa dağıtılan temettülerde stopaj oranını, ortağın sermayenin en az %25'ine sahip olması hâlinde %10, diğer durumlarda %12 ile sınırlar.

Anlaşma vergilendirme yetkisini paylaştırır ve mahsup yoluyla çifte vergilendirmeyi önler. Ancak Türkiye'de mukim bir kişiyi BAE şirketinin kazancı üzerinden Türk vergisinden muaf tutmaz ve KEYK kurallarını geçersiz kılmaz. Anlaşmanın varlığına dayanarak yapılan planlamaların büyük kısmı bu ayrımı gözden kaçırır.

Bizim aldığımız pozisyon


İki şarttan biri sağlanmadıkça KEYK atfının uygulanacağını varsayıyoruz: kişinin Türkiye'de gerçekten mukim olmaması, ya da BAE'deki yapının gerçekten aktif olması.

Bu ihtiyatlı bir duruştur ve bilerek böyledir. Mukimlik testleri ve aktif faaliyet istisnası, olayın kendi koşullarına göre değerlendirilir. Mukimlik konusunun ayrıntısı için İkamet ve Vergi sayfasına bakın.

Belgeler


Türkiye ve BAE'nin ikisi de Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraftır. BAE'de düzenlenen kurumsal belgelerin Türkiye'de, Türkiye'de düzenlenenlerin BAE'de kullanılabilmesi için apostil şerhi, yeminli tercüme ve noter onayı gerekir. Yurt dışında düzenlenen vekâletnameler konsolosluk onayı veya apostil ister.

Kapanış


Biz Türk vergi müşaviri değiliz ve bu sayfa danışmanlık değil, genel bilgilendirmedir. Her somut durum, bir Türk vergi danışmanından alınacak yazılı görüş gerektirir, çünkü mukimlik olguları ve aktif faaliyet istisnası sonucu doğrudan belirler.

Size söyleyebileceğimiz şu: KEYK konusu sizinle bugüne kadar konuşulmadıysa, o görüşme hiç yapılmamış demektir.

Bize ulaşınİletişim